AD Kavminin Pınarları ve Bahçeleri

Posted in Kavimlerin Helakı on Mar 22, 2008

Günümüzde Güney Arabistan’a seyahat eden bir kiÅŸinin en sık karşılaÅŸacağı ÅŸey, geniÅŸ çöl alanları olacaktır. Åžehirlerin ve sonradan aÄŸaçlandırılmış bölgelerin dışında kalan yerlerin çoÄŸu kumlarla kaplıdır. Bu çöller, yüzlerce belki de binlerce yıldır burada bulunmaktadırlar.Ancak Kuran’da, Ad Kavmini anlatan ayetlerin birinde önemli bir bilgi verilir. Kavmini uyaran Hz. Hud, onlara Allah tarafından bahÅŸedilmiÅŸ olan pınarlara ve bahçelere dikkat çekmektedir:

Artık Allah’tan korkup-sakının ve bana itaat edin. BildiÄŸiniz ÅŸeylerle size yardım edenden korkup-sakının. Size hayvanlar, çocuklar (vererek) yardım etti. Bahçeler ve pınarlar da. DoÄŸrusu, ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum. (Åžuara Suresi, 131-135)

Ama belirttiğimiz gibi, İrem şehriyle özdeşleştirilen Ubar, veya bölgede Ad kavminin yaşaması muhtemel olan herhangi bir yer, bugün tümüyle çöllerle kaplıdır. Öyleyse Hz. Hud neden kavmini uyarırken böyle bir ifade kullanmıştır?

Cevap, tarihteki iklim deÄŸiÅŸimleridir. Tarihsel kayıtlar, günümüzde çölleÅŸmiÅŸ bulunan bu yerlerin, bir zamanlar oldukça verimli ve yeÅŸil bir toprak olduÄŸunu göstermektedir. Bölgenin büyük bir kısmı, günümüzden birkaç bin yıl öncesine kadar Kuran’da anlatıldığı gibi yeÅŸil alanlarla ve pınarlarla kaplıydı, bölge halkları da bu nimetlerden faydalanıyordu. Ormanlar, bölgenin sert iklimini yumuÅŸatıyor ve yaÅŸamaya daha uygun hale getiriyordu. Çöl yine vardı ancak günümüzdeki kadar geniÅŸ bir alan kaplamıyordu.

Güney Arabistan’da, Ad Kavmi’nin yaÅŸadığı bölgelerde bu konuya ışık tutacak önemli ipuçları elde edildi. Bunlar, bölgede yaÅŸayan kavimlerin geliÅŸmiÅŸ bir sulama sistemi kullandıklarını gösteriyordu. Bu sulama sistemi tek bir amaca hizmet ediyor olabilirdi: Sulu tarım. Günümüzde yaÅŸamaya elveriÅŸli olmayan bu bölgelerde insanlar bir zamanlar tarım yapıyorlardı.

Uydudan çekilen resimlerde Ramlat atSab’atayan isimli bir yerleÅŸim bölgesinde çeÅŸitli sulama kanalları ve baraj kalıntıları bulunmuÅŸtu. Bu yapıların ÅŸekilleri ve boyutları, bunların bu bölgede yaÅŸayan 200.000 kiÅŸilik bir topluluÄŸa yetecek kadar büyük olduklarını gösteriyordu.3 AraÅŸtırmayı yürüten arkeologlardan Doe şöyle demiÅŸti: “Ma’rib çevresinde bulunan alan o kadar verimliydi ki, bir zamanlar Ma’rib ve Hadramut arasında kalan bölgede çok yüksek verimli bir tarım yapıldığı söylenebilir.”4

Yunanlı klasik yazar Pliny de yazılarında bu bölgede bulunan verimli topraklardan, sislerle kaplı, ağaçlıklı dağlardan ve kesintisiz uzanan ormanlardan bahsediyordu. Hadramilerin başkenti Sabwah yakınlarında erken döneme ait bazı tapınaklardaki yazıtlarda, bu bölgede hayvanların avlandığından ve bunların kurban edildiklerinden söz ediliyordu. Bütün bunlar, bu bölgede bir zamanlar çöllerin yanı sıra verimli toprakların da geniş bir alan kapladığını gösteriyordu.

Bir bölgenin çölleÅŸmesi için geçerli olan süre, çeÅŸitli araÅŸtırmalara konu olmuÅŸtur. Bunlardan biri, Smithsonian Enstitüsü’nün Pakistan’da yaptığı araÅŸtırmadır. OrtaçaÄŸ’da verimli bir arazi olduÄŸu bilinen bir bölgenin günümüzde 6 metrelik bir kum tepesine dönüştüğü görülmüştür. Kumlar, günde 15 cm. kadar kalınlaÅŸabilmekte ve böylece en yüksek yapıları bile zaman içinde yutabilmekte, bunları sanki hiç var olmamış gibi örtebilmektedir. Yemen’de Timna bölgesinde 1950′li yıllarda baÅŸlatılan kazılar sonucu ortaya çıkartılan yapılar, günümüzde tekrar kumlara gömülmüştür. Mısır piramitleri de bir zamanlar tümüyle kumlar altındaydı ve ancak çok uzun süren kazılar sonucunda tekrar yeryüzüne

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply


  • You Avatar
  • Bir Ayet

    • Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu iÅŸiten ve gören yaptık. (İnsan Suresi, 2)