Archive for the ‘Dini Hikayeler’

Zahmet Buyurdunuz Ya Resulullah03.17.08

Bir Osmanlı zabiti şiddetli bir savaş esnasında vurulmuş, ağır yaralanmış, kanlar içinde yere serilmiştir. Yanında birkaç askeri vardır, yaralarından kanlar fışkırmakta, son anlarını yaşamaktadır. Birden:

(more…)

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

Hz.Zülkarneyn ve Hükümdar03.17.08

Zekeriyya (a.s.) son derece cömerti ve kendi el emeği ile maişetini temin ederdi. Bir keresinde bir inşaat işinde çalışıyordu. Çalışma arasında, ancak kendisine yetecek kadar ekmek getirdiler.

(more…)

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

Zayıflama İlacı03.17.08

İmam Şafiî Muhammed b. İdris Hazretleri anlatıyor:

Eski zamanda pek şişman bir kral varmış. Şişko kral zeki hekimlerden birinden kendisini zayıflatacak ilaçlar talep etmiş. Doktor onu görünce şöyle demiş:
- Allah seni ıslah etsin! Ben ilerisini gören bir doktorum. Sana bakınca anladım ki, senin ancak bir aylık ömrün kalmış! İlacın sana bir faydası olmaz ki!
Bunun üzerine kral, söylediklerinin doğru olup olmadığını anlamak için hekimi hapsettirir. Kral da bu süre içinde halktan gizlenir. Fakat içini öyle bir üzüntü sarar ki, bir ay içinde iyiden iyiye zayıflar.
Bir aylık zaman geçince kral sağ salim ortaya çıkar ve hapisteki hekimi de yanına çağırır. Der ki:
- Yalanın ortaya çıktı. İşte ben ölmedim. Bu yalanın sebebiyle seni fena halde cezalandıracağım. Hekim ise telaşlanmadan cevap verir:
- Allah kralı ıslah etsin! Ben geleceÄŸi bilmede Allah’ın en düşük kuluyum. Fakat ben anladım ki, senin ÅŸiÅŸmanlığını gidermenin tek ilacı, ancak keder ve üzüntüdür. İşte bu sebepten dolayı, sana söylediÄŸimi söyledim!
Bunun üzerine kral onu serbest bırakır ve kendisine iyiliklerde bulunur.’
İmam Åžafiî bu hikayeyi ÅŸu maksatla anlatmış: ‘Fazla dert ve tasa, bedeni zayıflatan ve solduran ÅŸeylerdendir.’ (Tabii ki sıkıntıdan fazla yeme durumu hariç)
Yine o şöyle derdi:
‘Sana dininden bilgi verecek bir alimin ve beden durumundan bilgi verecek bir doktorun bulunmadığı bir memlekette oturma.’

(more…)

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

Mukabele Edilmezse, Zalimin Hasmı Bizzat Allahtır03.17.08

Erzurum’un büyük velîsi İbrahim Hakkı (k.s.) hazretlerini çocukken İsmâil Fakîrullah (k.s.) hazretlerine teslim ederler. İyi bir terbiye alması için çocukluÄŸunun mühim bir devresini Fakîrullah hazretlerinin yanında geçiren İbrahim Hakkı hazretleri, bir gün eline aldığı bir testiyle çeÅŸmeye gider, doldururken oraya gelen bir atlı:

(more…)

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

YetiÅŸ Ya Resulallah!03.17.08

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri, Resûlullah efendimizi vesîle ederek Allahü teâlâdan bir şey istemek, Resûlullah efendimizin yardım ve şefâatlerine kavuşmak husûsunda bir eser yazdığı esnâda başından geçen bir hâdiseyi şöyle nakletti:

(more…)

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

Yoldan Güzel Geçmek03.17.08

Bir kral halkı için geniş bir yol yaptırmaya karar verdi. Yapımı tamamlanan yolu halka açmadan önce, bir yarışma düzenlemeye karar verdi. İsteyenin bu yarışmaya katılabileceğini ilan ettiren kral, yoldan en güzel geçecek kişiyi belirleyeceğini söyledi.

(more…)

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

Yoksul ve Zengin03.17.08

Resül-i Ekrem (s.a.a) her zamanki gibi meclisinde oturmuÅŸ ve dostları da etrafında halka ÅŸeklinde, onu bir yüzük taşı gibi ortaya almışlardı. Bu arada eski elbiseli fakir bir müslüman kapıdan içeriye girdi. İslami adetlere göre herkes her hangi mevkide olursa olsun bir oturuma girince nerede boÅŸ yer bulursa hemen oraya oturmalıdır. ‘Benim canım ÅŸurasını istiyor’ görüşüyle özel bir yere oturmak gerekmez. O adam etrafına bakındı ve boÅŸ bir yer buldu; gitti oraya oturdu. Tesadüfen ileri gelen zenginlerden birisinin yanına oturmuÅŸtu. Zengin adam elbisesini toplayarak ondan bir az uzaklaÅŸtı. Bu hareketleri izleyen Resul-i Ekrem (s.a.a) ona dönerek:
- Fakirliğinden sana bir şey geçer diye mi korktun?
- Hayır ya Resülallah.
- Servetinden ona bir pay düşer diye mi korktun?
- Hayır ya Resülallah.
- Elbiselerin kirlenir diye mi korktun?
- Hayır ya Resülallah.
- O halde niçin yanından uzaklaşıp bir kenara çekildin?
- Yanlış bir iş yaptığımı ve hata ettiğimi itiraf ediyorum. Şimdi bu hatamın telafisi ve bu günahımın keffaresi olarak servetimin yarısını bu müslüman kardeşime vermeye hazırım dedi. Çünkü ona karşı yanlış bir hareket yaptım. Beni bağışlayın ya Resülallah.
- Eski giyimli adam: Fakat ben bunu kabul etmeye hazır değilim.
- Cemaat: Niçin?
- ‘Çünkü bir gün beni de bir gururun sarmasından ve bir müslüman kardeÅŸime, bu gün bu ÅŸahsın bana yaptığı gibi, aynı hareketi yapmaktan korkuyorum’ der.

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

Yirmi Saniyede03.17.08

Åžeytan hizmetçi kılığına girmiÅŸ ve yirmi sene Cüneyd-i BaÄŸdadî Hazretleri’nin yanına gidip gelmiÅŸti. Bir türlü gönlüne vesvese vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı. Birgün:
- Ey Üstad! Yoksa siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? dedi.
Hazreti Cüneyd:
- Sen lanetli İblissin. İlk geldiğin andan beri seni tanıyorum, buyurdu.
Åžeytan:
- Ey Sultanü’l Muhakkikin! Sizin kadar yüksek dereceye ulaÅŸan baÅŸka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi senedir size hiçbir isteÄŸimi yaptırmaya muvaffak olamadım, dedi.
- Defol mel’un! Åžimdi de beni kendini beÄŸenme hastalığına düşürerek mahvetmek mi istiyorsun! Yirmi senede yapamadığını yirmi saniyede mi yapacaksın? Yıkıl karşımdan! diye bağırdı.

(more…)

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

Yirmibin Altın03.17.08

Hazret-i Ebû Bekr ‘r.a.’ bütün mal ve mülkünü fîsebilillah sadaka verip, bir hırka ile evinde otururken, bir kimse gelip, kapıyı çaldı. Hazret-i Ebû Bekr dışarı çıkıp, kapıda duran kimdir diye bakdı.
- Ne istersin
- Yâ Ebâ Bekr! Onikibin akça borcum var. Bugün vermemin son günü. Muhakkak vermem lâzım. Şimdi, lutf ve kerem edip, benim bu borcumu ödeyip, beni kurtar.
- Görmez misin beni, bütün malımı, giyeceklerimi Allahü teâlâ yoluna verdim. Hattâ arkamdaki elbisemi de bir fakîre verdim. Şimdi bir hırka giyip, oturuyorum. Mal ve giyecek kalmadı. Senin borcunu nereden ödeyeyim.
- Biliyorum ve işitdim ki, sende mal kaldı. Senin fadlından ümîd ederim ki, benim bu borcumu ödeyesin.

(more…)

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

Yeterki Kalbi Kırılmasın03.17.08

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar deÄŸerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padiÅŸahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der’akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuÅŸtu. PadiÅŸah siyah cariyeye hitaben:
- Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu.

(more…)

Posted in Dini Hikayelerwith No Comments →

  • You Avatar
  • Bir Ayet

    • O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları iÅŸte böyle ödüllendiririz. (Kasas Suresi, 14)