Archive for the ‘Hadis-i Şerif’

Cuma Günü Ve Gecesi03.20.08

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Cuma gecesi Kehf suresi okuyan, Kıyamette, yerden göğe kadar bir nurla aydınlanır. İki Cuma arasında işlediği günahlar da affolur.) [Tergib]

(Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur.)
[Dare Kutni]

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

Oruç03.03.08

Ebu Hureyre’nin (r.a.) naklettiğine göre:
Allah Resulü (a.s.): “Ramazan geldiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da bağlanır” buyurmuştur.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 1793

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

Zekât03.03.08

Ebu Saîd Hudrî’nin (r.a.) haber verdiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Beş vesk miktarının aşağısında zekât yoktur. En aşağı üçer yaşında beş deveden aşağısında da zekât yoktur. Yine beş ukıyye (yani iki yüz dirhem) den az miktar (gümüş) da da zekât yoktur.”
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 1625

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

Yolcuların Namazı ve Bunun Kısaltılması03.03.08

Cabir b. Abdullah (r.a.) şöyle dedi:
Ben Allah Resulü (a.s.) ile birlikte korku namazının kılınmasında hazır bulundum. Bizi iki saf yaptı. Bir saf Allah Resulü’nün arkasında durdu. Düşman da bizimle kıble arasında bulunuyordu. Peygamber tekbir aldı. Biz de beraberce tekbir aldık. Sonra (kıraatın ardından) rükuya vardı. Biz de beraberce rükuya vardık. Sonra rükudan başını kaldırdı, biz de beraberce kaldırdık. Sonra Allah Resulü ve kendisini takip eden halk secdeye gitti. Geride bırakılan saf düşman karşısında durdu. Peygamber ve kendisini takip eden saf sücudu bitirip kalkınca gerideki saf secdeye vardı ve kalktılar. Sonra geride bırakılan saf ileri geçti, öndeki saf da geriye çekildi. Sonra (kıraatın ardından) Peygamber rükuya vardı, biz de beraberce rükuya vardık. Sonra rükudan başını kaldırdı, biz de beraberce kaldırdık. Sonra Peygamber ve ilk rekâtı kılarken geride bırakılmış olup şimdi hemen Peygamber’in ardında bulunan saf secdeye vardılar. Bu sefer geride düşman karşısında bulunan saf kalktı, Peygamber ile kendisini takip eden saf secdeyi bitirince geriye bırakılan saf secdeye gidip secde ettiler. Sonra Peygamber selam verdi, biz de beraberce selam verdik. Cabir Sizin şu muhafızlarınızın, valilerini (emîrlerini) korumak için yaptıkları gibi, dedi.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 1387

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

Mescitler ve Namaz Kılma Yerleri03.03.08

Ebu Zerr (r.a.) şöyle anlatır:
Ey Allah’ın Resulü! Yeryüzünde (ibadet için) yapılan ilk mescit hangisidir? diye sordum. “Mescid-i Haram” buyurdu. Ben: Sonra hangisi? dedim. Allah Resulü: “Mescid-i Aksa” buyurdu. Ben: Bu iki mescidin kuruluşu arasında ne kadar zaman vardır? dedim. Allah Resulü: “Kırk sene vardır. Namaz sana nerede yetişirse namazı orada kıl. İşte orası bir mescittir” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 808

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

Namaz03.03.08

Abdullah b. Ömer (r.a.) şöyle anlatır:
Müslümanlar (muhacir olarak) Medine’ye geldikleri zaman toplanırlar ve namazların vakitlerini gözetlerlerdi. Namaz vakitlerini hiçbir kimse ilan etmezdi. Bir gün bu hususta konuştular. bazıları Hıristiyanların çanı gibi bir çan edinin; diğer bazıları da Yahudilerin borusu gibi bir boru olsun dediler. Ömer (Halkı) namaza çağırmak için niye bir adam göndermiyorsunuz? dedi. Allah Resulü (a.s.): “Ey Bilâl! kalk namaz için çağrıda bulun” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 568

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

Hayız03.03.08

Aişe (r.ah.) şöyle anlattı:
İçimizden (müminlerin annelerinden) birisi hayızlı olduğu zaman Allah Resulü (a.s.) ona emrederdi. O da bir izar (fûta) bağlardı. Sonra kendisi kadınla mübaşeret ederdi.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 440

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

Taharet03.03.08

Ebu Hureyre’nin (r.a.) naklettiğine göre:
Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurdu: “Herhangi biriniz abdestsizlik durumu içinde bulunursa, abdest almadıkça kılacağı namazı kabul edilmez” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 330

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

İman02.29.08

Ebu Hureyre (r.a.) bir hadisinde şöyle anlattı:
Hz. Peygamber (a.s.) bir gün insanların arasında oturuyordu. O sırada ona bir zat geldi ve: “Ey Allah’ın Resulü! İman nedir?” dedi. “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Allah’a kavuşmaya, peygamberlerine inanman ve keza son dirilmeye iman etmendir” buyurdu. İslâm nedir? dedi. “İslâm, Allah’a kulluk etmen ve ona hiç bir şeyi ortak yapmaman, Farz namazı dosdoğru kılman, farz kılınmış olan zekâtı vermen ve Ramazanda oruç tutmandır” buyurdu. Ey Allah’ın Resulü! İhsan nedir? dedi. “Allah’a onu görürcesine ibadet etmendir. Her ne kadar onu görmüyorsan da o seni muhakkak görür” buyurdu. Ey Allah’ın Resulü, Kıyamet ne zamandır? dedi. (Cevaben Efendimiz) Buyurdu ki: “Bu konuda sorulan sorandan daha çok bilgiye sahip değildir. Fakat onun alâmetlerini sana haber vereceğim: Cariyenin efendisini doğurması, onun alâmetlerindendir. Yalınayak ve çıplak kimseler, insanların idarecileri oldukları zaman, işte bu da onun alâmetlerindendir. Koyun çobanları yüksek bina kurmakta birbirleriyle yarışa başladıkları zaman, işte bu da onun alâmetlerindendir. (Kıyametin vakti) Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği beş şeye dahildir.” Bundan sonra Peygamber: Kıyamet vakti hakkındaki bilgi ancak Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez, yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez, şüphesiz Allah her şeyi bilendir, herşeyden haberdardırayetlerini okudu. Ebu Hureyre der ki: Sonra o şahıs dönüp gitti. Arkasından Allah Resulü (a.s.): “O adamı bana geri getiriniz” diye emretti. Bunun üzerine sahabeler onu geri getirmek için aramaya başladılar, fakat birşey göremediler. Bunun üzerine Allah Resulü (a.s.): “İşte o, Cebrail’dir. İnsanlara dinlerini öğretmek için gelmiştir” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 10

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

Hadis Karşılığında Sorumsuzluğumuz02.29.08

Hadisler, Resulullah’in Sünneti ve Islam uygarligimizin gelenekleri konusunda tartismalar son yüz yil içinde artarak Müslüman düsünce insanlarinin gündemlerinde önemli bir yer tuttu. Islam uygarligi ve siyasi birliginin büyük bir gürültüyle çökmesi, hemen her Müslüman bölgesinde din karsiti hareketlerin iktidari ele geçirmesi, batinin teknolojik ve düsünsel araçlarinin karsisinda duracak bir Müslüman fikir gücünün bulunmamasi Müslümanlari mevcut gelenegi yeniden ele almaya yöneltti. Müslüman uygarligin dini geleneginin yeniden ele alinmasini iki boyutta inceleyebiliriz: yaklasim boyutu ve degerlendirme boyutu. Yaklasim boyutuyla, mevcut düsünce hareketlerini “niyet” ve amaç ögesine göre siniflandirmak aranabilir. Dogal olarak, hem birey hem de topluluk seviyesinde, amaçlari ve niyeti kestirebilmek spekülatif olacagindan, bu kistas yalnizca genel bir bakis açisi vermekle kalir. Ikinci boyut ise bakis açisinin “Müslüman uygarligin dini gelenegini” genel degerlendirmesidir. Burada da, bakis açisini üretenlerin, içinde bulunduklari toplumun olasi bir baskisina yol açmamak için düsüncelerini kabul edilebilir dozlarda ifade etmis olabileceklerini unutmamak gerekir.

(more…)

Posted in Hadis-i Şerifwith No Comments →

  • You Avatar
  • Bir Ayet

    • “Seni kavminden ‘çarçabuk ayrılmaya iten’ nedir ey Musaş” Dedi ki: “Onlar arkamda izim üzerindedirler, hoşnut kalman için, Sana gelmekte acele ettim Rabbim.” (Taha Suresi, 83-84)