Archive for the ‘İslam Tarihi’

Nusayrılık02.28.08

Çogunlugu Suriye’de yasayan asiri bir Siî-Batinî firkasi. Bunlara günümüzde Numeyrîler ismi de verilmektedir. Nusayrî isminin ise geçmiste kalan bir isim oldugunu ve firka kurucusuna nisbeten bu ismin verildigini ileri sürerler. Firkanin ismini, kurucusu olan Muhammed b. Nusayr en-Nemiri’ye (270/883) nisbeten aldigi bilinmektedir. Zaten itikadi firkalarin hemen hemen bir çogunun kurucularina nisbeten tanindiklari ve buna uygun isim aldiklari bilinen ve sik rastlanan bir durumdur.

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

Babilik02.28.08

Mirza Ali Muhammed Bâb’ın (1819-1850) kurmuÅŸ olduÄŸu batıl mezhep.

Mirza Ali Muhammed 1819′da Åžiraz’da doÄŸdu. Necef’te Seyyid Ali ReÅŸtî (ö. 1843)’den ders aldı. Seyyid Ali ReÅŸtî, ona ölümünden sonra yerine geçecek halife olmasını ve Mehdî olarak ortaya çıkmasını telkin etti ve buna ikna etti. Mirza, davetini 1844 de Åžiraz’da ilân etti.1850 yılında Tebriz’de Åžah Nasûriddin’in huzurunda, âlim ve fakihlerle yaptığı münazara sonunda irtidat ettiÄŸine hükmedilerek idam edildi (Muhsin Abdülhamid, İs!âm â Yönelen Yıkıcı Hareketler, Çev. S. Yeprem-H. Güleç, Ankara 1973, 6970).

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

Bahailik02.28.08

Bahâullah Mirza Hüseyin Ali Nuri (1817-1892)’nin kurduÄŸu batıl bir mezhep.

Bâb lâkabıyla tanınan Mirza Ali Muhammed 1844 yılı Mayıs ayında insanlığa yeni bir haber getirdiÄŸini bildirip, Bâbilik* mezhebini kurdu. Devlet güçlerine baÅŸkaldırmaları sonucu Bâbilerin birçokları öldürüldü. Bâb Mirza Ali Muhammed 1850 yılının Temmuz ayında irtidat suçuyla Tebriz’de kurÅŸuna dizildi.

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

Müşebbihe02.28.08

Allah’ı yaratıklarına benzeten fırkaya verilen isim. Cehm b. Safvan (öl. 128/746) Allah’ın sıfatlarını inkâr edip tatile saptıktan sonra buna bir tepki olarak Allah’ı insanlara benzetme hareketi baÅŸlamıştır.

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

Melamiyye02.28.08

Bir tarikat adı. Melâmet, sözlükte kınamak, ayıplamak ve sitem etmek manalarına gelir. Melâmîlik yoluna baÄŸlanan kimseye de “Melâmî” denir.

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

Hurufilik02.28.08

Batıl inançlara sahip bir fırka ve uydurulmuş bir inanç sistemi.

Hurûf, harf’in çoÄŸuludur. Harf, Arapça’da alfabeyi teÅŸkil eden iÅŸaretlerin her biridir. Söz manasına gelir.

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

Alevilik02.28.08

Dördüncü halife Hz. Ali’nin soyundan gelen, onu diger sahâbeden ve diger üç halîfeden üstün tutan mezhebe mensup kimse. Alevîlik düsüncesi, ister açikça, ister gizlice, Ali’ye uyup onun Kur’an’daki nâs ve Resulullah (s.a.s.)’in vasiyetiyle imamliga tayin edildigini ileri süren; imametin* onun soyundan disari çikmayacagina inanan ve onu diger sahâbeden üstün gören zümrelerin baslattigi fikir ve siyasî kavgalarla ortaya çikan” hareketin genel adidir. Bu fikir ve harekete katilanlar, Ali’ye (r.a.) uyduklari ve onu, öteki sahâbîlerin önüne geçirdikleri için Alevî; buna taraftar olanlara da ‘tarafini tutan’ anlaminda “Sia”* denilmistir. Sia, Alevîligin ifade ettigi katiliktan daha mûtedîl bir kelimedir ve Islâm âlimleri Alevîlik için Sia’dan farkli olarak ‘Râfiza’ ‘Ravâfiz’ tabirlerini kullanirlar. Islâm tarihinde Hz. Peygamber’den sonra halîfe olarak Hz. Ali’yi taniyanlara, Ali’ye mensup, inanci bakimindan, Ali taraflisi anlaminda “Alevî” tabiri kullanildi. Alevîlik, halifelikte Hz. Ali’nin hakkinin yendigini, sahâbenin Hz. Peygamber’den sonra Ebû Bekr*’e bey’at etmekle, Islâm’a aykiri hareket ettigi iddiasini yansitir. Alevîler Hz. Ali’nin hilâfette hak sahibi oldugunu su sebeplere dayandirirlar: Ali*, Hz. Peygamber’in tabii olarak varisiydi. O, Islam’i ilk kabul eden kimsedir. Hz. Muhammed (s.a.s.)’in amcasinin oglu ve damadidir. Islâm savaslarinin kahramaniydi. Yasadigi sürece Hz. Muhammed’in en yakin yardimcisiydi. Onun bütün islerine bakardi. Hz. Muhammed (s.a.s.) Ali’ye olan sevgisini ve güvenini bildirerek, onun kendisinden sonra halîfe olacagina isaret etmistir. Bu yüzden onlar, Ebû Bekir, Ömer* ve Osman*’in isbasina getirilisini batil saydilar. Yani bunu serîat kurallarina ve Hz. Peygamber’in sünnetine aykiri görerek bununla savasmayi dinî bir görev kabul ettiler. Ancak, Hz. Peygamber’in, Hz. Ali hakkinda söyledikleri ve Ali’nin üstünlükleri dogru olmakla birlikte, Allah Resulü benzer sözleri Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer gibi diger büyük Sahâbîler hakkinda da söylemistir. Üstelik, hastalandiginda imamliga Hz. Ebû Bekr’i geçirmistir. Diger yandan Hz. Peygamber, kendisinden sonra müslümanlarin basina kimin geçecegini isim vererek belirtmeden bu dünyadan ayrilmistir. Böyle bir hadîs olsaydi, Hz. Ebû Bekr’in halife seçildigi sirada yapilan konusma ve müzâkerelerde bu hadîsin sözkonusu edilmesi gerekirdi. Çünkü ashâb-i kîrâm, kendi aleyhine bile olsa, Hz. Peygamber’den isittigini nakletmekten çekinmeyecek derecede üstün mezîyetlere sahiptir. Ancak, Allah Resulü’nün cenaze isleriyle ugrasmasi yüzünden, halîfe seçimi sirasinda hazir bulunamayan Hz. Ali ile bu kadar önemli bir konunun istisare edilmemis olmasi bir eksiklik sayilabilir. Fakat, Ensâr’in hilâfet konusunu müzâkere etmekte oldugu topluluga Hz. Ömer’le Hz. Ebû Bekr bile sonradan katilmisti. Bu çok önemli meselede yanlis bir adimin atilmasi endisesi ve isin kisa sürede çözülmesi zarûreti, seçimin Hz. Ebû Bekir lehine yapilmasini gerekli kilmistir. Nitekim daha sonra Hz. Ali de Ebû Bekr’e bey’at* etmistir.

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

Vehabbilik02.28.08

es-Seyhu’n-Necdî lakabiyla bilinen Muhammed bin Abdülvehhab’in (d. 1703 Uyeyne - ö.1787 Deriye, Riyad) düsünceleri çevresinde olusan dinî, siyasî hareket. Harekete Vehhabilik adi karsitlarinca yakistirildi. Hareket içinde yer alanlar, kendilerine Muvahhidun (tevhidciler) derler ve Hanbelî mezhebini Ibn Teymiye yorumuna uygun biçimde sürdürdüklerini söylerler. Vehhabilik bir inanç hareketi olarak baslamakla birlikte, kisa zamanda siyasî bir nitelik kazandi. Arap yarimadasinda etkinlik kurarak devlet durumuna geldi. Günümüzde, Suudi Arabistan’in resmî mezhebi durumundadir.

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

Dürzilik02.28.08

Fatımî halifelerinden el-Hâkim biemrillah el-Mansur b. el-Aziz billah (385-411/996-1021)’ın veziri Hamza b. Ali’nin kurduÄŸu İslâm dışı bâtıl bir mezhep. Dürzî, bu mezhebin görüşlerini benimseyen kiÅŸi. Propagandacı (dâî)* lerinden birisi olan NuÅŸtekîn ed-Dürzî (ö. 410/1019)’nin ismine izafetle anılan Dürzîlik, siyasi-itikadî bir mezheptir. ÅžiîliÄŸin İsmailiye* kolundan doÄŸmuÅŸtur.

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

Kadıyanılık02.28.08

Mirza Gulam Ahmet Kadiyânî (d. 1835 ya da 1839- ö. 1908) tarafindan Hindistan Pencap-Kadiyan’da XIX. yüzyilin sonlarina dogru kurulan dini hareket. Kiyamet’e dair haberler üzerine kurulan Kadiyânilik, Mirzaiye ve Kadiyaniye adlariyla da anilmakla birlikte hem kurucu ve baglilari, hem de resmi belgeleri esas alan arastirmacilarca Ahmediye adiyla anilir. Kendilerinin ayri bir din ya da mezhep üyesi gibi görülmesini istemeyen Kadiyânîler, hareketlerini ahmediye Hareketi olarak adlandirirlar. Bununla birlikte hareket Islam dünyasinda daha çok Kadiyanilik olarak taninmistir.

(more…)

Posted in İslam Tarihiwith No Comments →

  • You Avatar
  • Bir Ayet

    • Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eÄŸlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (AnkebutSuresi, 64)