Pervaneden al • 03.04.08
Aldın mı kalb yoluyla, yektâ haberini sen
Duydun mu hem Yusüf ve Züleyhâ haberin sen?
Kalbini nice yıllar, ağlatmadı mı bu aşk
Alsan n�olur doğruca, Leylâ haberini sen?
Aldın mı kalb yoluyla, yektâ haberini sen
Duydun mu hem Yusüf ve Züleyhâ haberin sen?
Kalbini nice yıllar, ağlatmadı mı bu aşk
Alsan n�olur doğruca, Leylâ haberini sen?
Ey dost senin yoluna
Canım veresim gelir
Aşkın ateşi ile
Her an yanasım gelir
Senin yolunda beni
Kırk kez öldüreler
Bin kez ölmeye dahi
Boyun veresim gelir
Çiçek, ağaç, ot ve orman
Büyümüyor muhabbetsiz
Gözlere nur, derde derman
Verilmiyor muhabbetsiz
Zikre dalmış bütün âlem
Sübhanallah der her zaman
Arşı kürsi levhu kalem
Sübhanallah der her zaman
Ey akıllı divaneler
Yalpalıyor mestaneler
Kavruluyor kestaneler
Sorun bana aÅŸk ne imiÅŸ?
Aşksız olur her şey tatsız
Kuşlar uçamaz kanatsız
Saki duruyor çanaksız
Sorun bana aÅŸk ne imiÅŸ?
Åžol cennetin nehirleri
Akar Allah diye diye
Güzel sesli bülbülleri
Öter Allah diye diye
Salınır tuba dalları
Abı hayattır gölleri
Cennet bağının gülleri
Kokar Allah diye diye
DerviÅŸ postu giyelim
Gelin Allah diyelim
Kalbden pası silelim
Allah Allah diyerek
Nerde zikir çekilir
Melekler saf saf gelir
Herkese selam verir
Allah Allah dendikçe
Günüler hep aydınlanır
Envarı zikrullah ile
Hasta gönül mamur olur
Mimar-ı zikrullah ile
Zor olan iÅŸ asan olur
Dertlilere derman olur
Can içinde canan olur
Esrar-ı zikrullah ile
Rabbim gurbet ilinde
Seni ararım seni
Böceklerin dilinde
Seni ararım seni
Zehirle piÅŸen aÅŸta
Seherde öten kuşta
İnişte hem yokuşta
Seni ararım seni
Günahım haddi aştı
İmdat eyle Allah’ım
Bu zavallı çok şaştı
İmdat eyle Allah’ım
Korkup titrer imanım
Kalmadı hiç dermanım
Ecel alırken canım
İmdat eyle Allah’ım
